fbpx

Kısa Süreli Hapis Cezalarının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi [TCK Md. 50]

suçun tekerrür etmesi, suçun tekrar etmesi

 

Kısa Süreli Hapis Cezalarının, Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi

 

Kısa süreli hapis cezasına alternatif yaptırımlar, Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre, kısa süreli hapis cezası, suçlu kişinin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun işlenme şekline bağlı olarak çeşitli alternatif yaptırımlara dönüştürülebilir. İşte bu alternatif yaptırımlar:

a) Adlî para cezası: Suçlunun hapis cezasının yerine adlî para cezası ödemesi.

b) Zararın giderilmesi: Mağdurun veya kamunun zararı, suçtan önceki haline getirme, tazminat ödemesi veya zararın tamamen giderilmesi.

c) Eğitim: Suçlu, en az iki yıl boyunca bir meslek veya sanat öğrenmek amacıyla eğitim kurumuna devam etmelidir.

d) Seyahat yasağı veya etkinlik yasağı: Mahkûm, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanabilir.

e) Belgelerin geri alınması veya meslek yasağı: Suç, hak ve yetkilerin kötüye kullanılması veya dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlaliyle ilgiliyse, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması veya belli bir meslek ve sanatın yasaklanması.

f) Kamuya yararlı işlerde çalıştırma: Gönüllü olarak, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma.

Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi sırasında aşağıdaki ölçütler dikkate alınmalıdır:

  1. Suçlu kişiliği,
  2. Sosyal ve ekonomik durumu,
  3. Yargılama sürecindeki pişmanlık,
  4. Suçun işlenme şekli.

Bu ölçütler, suçlu kişinin kişisel özelliklerini yansıtırken, suçun işlenme şekli toplumsal ve mağduriyet açısından önemlidir. Yargılama aşamasında, bu ölçütlerin birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak cezanın bireyselleştirilmesi mümkündür. Ancak, bu takdir hakkı kullanılırken somut olay, fail, fiil, mağdur, toplum ve cezalandırmanın amaçları gibi hususlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Kısa süreli hapis cezasının para cezasına dönüştürülmesi kararı, yukarıdaki faktörlerin tümünü içeren kapsamlı bir değerlendirme sonucu, ilk derece mahkemesi tarafından verilmelidir. Bu sayede adaletin sağlanması ve cezanın hükümlüye en uygun şekilde uygulanması amaçlanır.

 

hapis cezasının paraya çevrilmesi, 2023
hapis cezasının paraya çevrilmesi, 2023

 

Süreli Hapis Cezası ve Kısa Süreli Hapis Cezası [TCK Md. 49]

Türk Ceza Kanunu’nun 49. maddesinde, süreli hapis cezasının tanımı yapılmıştır. Bu tanıma göre;

Süreli hapis cezası, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.

Kısa süreli hapis cezası ise bir yıl veya daha az süreli hapis cezasını ifade eder.

Onarıcı Adalet Anlayışı ve Hapis Cezalarının Dönüşümü

Günümüz ceza hukukunda, onarıcı adalet anlayışının benimsendiği ve yaygınlaştığı görülmektedir. Bu anlayış, suçun iki tarafını da, yani suçluyu ve mağduru, önemsemektedir. Bu çerçevede, onarıcı adalet anlayışı aşağıdaki hususları göz önünde bulundurur:

  1. Suçlu, toplumla bütünleştirilerek iyileştirilmeye çalışılır.
  2. Mağdurun hakları ve iyiliği korunur.

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sürecinde şu hususlar da göz önüne alınmalıdır:

  • Ceza hukukunda genel önleme ile birlikte özel önleme düşüncesi önemlidir.
  • Suçlunun tekrar suç işlemesini engellemek amacıyla hangi ceza veya yaptırımın uygun olduğu, ceza yargılaması sürecinde değerlendirilmelidir.
  • Bu sorunun çözülmesi, maddi anlamda çözülmesi gereken bir problemi içerir ve sadece olayın yargılama aşamasında ele alınabilir.
  • “Suçun işlenmesindeki özellikler” ölçütü, “sanığın kişiliği” veya “yargılama sürecindeki pişmanlık” gibi faktörler, yalnızca ilk derece mahkemesi tarafından gözlemlenip değerlendirilebilir. Bu mahkeme, olayı doğrudan ve yakından inceleyen, sanıkla ve mağdurla doğrudan temas kuran ve olay yerini ziyaret eden merci olarak öne çıkar.

Onarıcı adalet anlayışı, suç cezalarının bireyselleştirilmesini ve suçun sosyal ve toplumsal etkilerini dikkate almayı amaçlar. Hapis cezalarının dönüşümü, bu yaklaşımla uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

Taksirli Suçlarda Hapis Cezasının Para Cezasına Çevrilmesi

Türk Ceza Kanunu’na göre, taksirli suçlardan hükmedilen uzun süreli hapis cezası, belli koşulların varlığı halinde adlî para cezasına çevrilebilir [TCK Md. 50/4]. Ancak, bu düzenleme bilinçli taksir halinde uygulanmaz.

TCK m. 50/4 hükmü gereğince, taksirli suçlarda hükmolunan hapis cezası, diğer şartların da varlığı halinde, uzun süreli olsa bile adlî para cezasına dönüştürülebilir.

Bu düzenleme, mahkûmiyetin ardından uzun süreli hapis cezasının infaz kurumunda çekilmesinin toplum barışı için zorunlu olmayabileceği fikrini yansıtır. Yasal düzenlemenin gerekçesinde, taksirli suçlardan hükmedilen uzun süreli hapis cezasını infaz kurumuna girmekten kaçıracak bir alternatif yaptırım veya tedbirin uygulanabileceği vurgulanmıştır.

Yasal düzenleme, taksirli suçlarda hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine dair belirli bir sınırlama getirmez. Bu nedenle, koşulların varlığı durumunda hapis cezasının uzun süreli olsa bile adlî para cezasına çevrilebilmesi mümkündür.

Taksirli suçlarda hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına dönüşümü konusunda, aşağıdaki özellikler gözetilmelidir:

  1. Zarar Giderme Ölçütü: Örneğin, taksirle ölüme neden olma suçunda, “ölenin yakınlarının zararının giderilmesi” gerekçesi “aktif pişmanlık” olarak kabul edilebilir. Ancak, zararın giderilmemesi durumunda, failin tazminat davası açma yükümlülüğü olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu, tazminatın yüksek olabileceğini gösterir.
  2. Adli Sicil Kaydı Ölçütü: Adli sicil kaydının olmaması, hapis cezasının para cezasına çevrilmesi gerektiği anlamına gelmemelidir. Aksi takdirde her fail için bu dönüşüm gerekecektir. Yargıtay’a göre, bu tür bir anlayış hukuka aykırı ve tehlikeli olabilir.
  3. Sanığın Duruşmaya Yansıyan Kişiliği Ölçütü: Bu ölçüt, hukuka aykırı ve değerlendirilmesi gerekmeyen bir kriterdir.

Bu tür bir dönüşüm kararı, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir konudur. Örnek olaylarla açıklamak daha anlaşılır olabilir:

Örneğin, yerel mahkeme, sanığın ekonomik ve sosyal durumu ile suçun işleniş biçimini göz önüne alarak, TCK’nın 50. maddesi uyarınca hapis cezasının para cezasına çevrilmemesine karar verir. Bu olayda, geçmişte sabıka kaydı bulunmayan sanık, yargılama sürecinde olumlu bir tutum sergilemiş ve tazminatlar ödenmiştir.

Bu koşulların varlığı halinde, hapis cezasının para cezasına dönüştürülmesi gerekebilir. Ancak, dikkate alınması gereken koşulları değerlendirmek, bir yargı kararı olup sadece olayın ilk derece mahkemesi tarafından yapılmalıdır.

Gerekçe Gösterme: Gerekçenin Yasal ve Yeterli Olma Zorunluluğu

Sanık hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, adalet ve dürüstlük kurallarına en uygun sonucu doğurabilir. Şartların mevcut olduğu durumlarda, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi gerekebilir.

Kasten veya taksirle işlenen suçlardan hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, mahkemenin takdir yetkisi dahilindedir. Ancak, takdir hakkına rağmen yerel mahkeme tarafından Anayasa’nın 141. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli bir gerekçe sunulması gereklidir. Yerel mahkeme tarafından yasal ve yeterli bir gerekçe sunulmamışsa, verilen karar hukuka aykırı kabul edilecektir.

Hapis cezası ve adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü durumlarda, artık mahkemece hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak, diğer seçenek yaptırımların uygulanması mümkün olacaktır.

Örnek olarak, belirli bir suç nedeniyle tekerrür nedeniyle kısa süreli hapis cezasının hükmedildiği bir durumu ele alalım. Yasada belirtilen diğer koşulların mevcut olduğu bir durumda, bu hapis cezasının adli para cezasına veya başka bir tedbire dönüştürülmesine yasal bir engel yoksa, yasal bir gerekçe sunulmadan sadece hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı olacaktır.

Ayrıca, örneğin, hakaret suçu nedeniyle TCK’nın 125/3-a maddesi ve fıkrasından hüküm kurulurken, adli para cezası seçeneği mevcutken, gerekçesiz bir şekilde hapis cezasının tercih edilmesi ve ardından TCK’nın 50/2. maddesine aykırı bir şekilde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de hukuka aykırı olacaktır.

Suçta Tekerrür Nedeniyle Hapis Cezasının Tercih Edilmesi

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 58/3. maddesine göre, suçta tekrar durumunda, suça ilişkin yasa maddesinde hapis veya adli para cezası seçeneği öngörülmüşse, hapis cezasına hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca suç tanımında hapis cezası ve adli para cezasının seçenek olarak sunulduğu durumlarda hapis cezasına hükmedildiğinde artık bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyecektir.

BAKINIZ: Suçun Tekrarı – Suçun Tekerrür Etmesi [TCK. 58]

Bu noktada, tercih edilen hapis cezasının TCK’nın 50/1. maddesinde belirtilen seçenek tedbirlerin uygulanmasına yasal bir engel bulunmadığı göz önüne alınmalıdır. Bu konu değerlendirilmeden sadece hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı olacaktır.

Örnek olarak, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu‘ndan sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini düşünelim. Bu örnek olayda TCK’nın 50/1. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun işlenme şekline göre adli para cezasına çevrilebilme olasılığı bulunmaktadır.

Bu örnek olayda, aşağıdaki hususlar dikkate alınmıştır:

  1. Sanığın sosyal ve ekonomik durumu uygundur.
  2. Sanığın davranışlarında olumsuz bir izlenim vermemiştir.
  3. Sanığın, cezanın adli para cezasına çevrilmek isteğine dikkat edilmelidir.

Bu tür belirtilen durumlar göz önünde bulundurularak, sadece hapis cezasına hükmedilmeden önce hükmen bir değerlendirme yapılmalıdır.

Önemli Linkler

Sıkça Sorulan Sorular

Kısa süreli hapis cezası ne gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir?

Kısa süreli hapis cezası adlî para cezasına, zararın giderilmesine, eğitim kurumuna devam etmeye, belirli yerlere gitmekten yasaklanmaya, ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına veya kamuya yararlı işte çalıştırılmaya çevrilebilir.

Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinde hangi ölçütler dikkate alınır?

Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinde suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun işlenme biçimi gibi ölçütler dikkate alınır.

Onarıcı adalet anlayışı nedir ve neden önemlidir?

Onarıcı adalet anlayışı, suçluyu toplumla bütünleştirerek iyileştirme ve aynı zamanda mağdurun haklarını koruma amacını taşır. Bu anlayış, suçun iki tarafını da gözetir, suçlunun rehabilitasyonunu ve mağdurun tazminatını sağlamayı hedefler.

Taksirli suçlarda hapis cezasının para cezasına çevrilebilir mi?

Evet, taksirli suçlardan hükmedilen hapis cezası, belirli koşullar altında adlî para cezasına çevrilebilir. Bilinçli taksir hali dışında bu dönüşüm mümkündür.

Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi neye dayanır?

Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi, suçlu kişinin kişisel durumunu ve suçun işlenme biçimini gözeterek onarıcı adalet anlayışı çerçevesinde yapılır.

Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi için hangi hususlar dikkate alınmalıdır?

Hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde zararın giderilmesi, adli sicil kaydı, sanığın duruşmaya yansıyan kişiliği gibi faktörler dikkate alınmalıdır.

Hapis cezası neden para cezasına çevrilebilir?

Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi, suçlunun toplumla bütünleşmesi ve iyileştirilmesi, mağdurun haklarının korunması, ve suçun işlenme biçimine uygun bir yaptırımı sağlamak amacıyla yapılabilir.

Mahkemeler hapis cezasını para cezasına çevirirken nelere dikkat etmelidir?

Mahkemeler, somut olayı, suçluyu, suçu ve mağduru değerlendirerek takdir hakkını kullanmalı ve bir karar vermelidir.

Adli para cezasının belirlenmesinde hangi bilgilere ihtiyaç vardır?

Adli para cezasının belirlenmesi için tam gün sayısı ve uygulama maddesi belirtilmelidir.

Hapis cezasının para cezasına çevrilmemesi durumunda ne yapılabilir?

Hapis cezasının para cezasına çevrilmemesi durumunda, diğer seçenek yaptırımların uygulanması mümkün olabilir.

Call Now Button+90 506 718 39 25